28 Şubat FETÖ Darbesi

28 Şubat Fetö Darbesi

28 Şubat, Cumhuriyet tarihinin ve ideolojisinin zeminini hazırladığı ötekileştirmenin bir sonucuydu. Cumhuriyet’in gayr-ı resmi tarih tezi ve ötekileştirme ideolojisi ile beslenen ve oluşturulan eğitim sitemi, ve bu sistemin yetiştirdiği kişilerin körelmiş ve kararmış vicdanının inşâ ettiği bir dönemdi.

O dönemde ülkemiz içerisinde, tahrik ve algı yöneten medya, bürokratların ideolojik taasubu, askeriye mensubu isimlerin öfke dolu söylemleri ve son olarak ise birçok zihinleri tutulmuş akademisyenler ile Cumhuriyet ideolojisinin yetiştirdiği laik-seküler toplum, 28 Şubat’ın azmettiricisi ve aktörleri oldular. Bu saydıklarımızın da dışında asıl “üst akıl” olan küresel sistemin temsilcileri de bu çarkın içerisinde idiler.

Türkiye topraklarında yaşayan, tamamı ile İslamî hassasiyetlere sahip olan muhafazakar kesimin acı ve hüzün ile geçen bir dönemiydi. Birçok muhafazakar hanımların eğitim ve öğretim faaliyetleri engellenmeye çalışıldı. Başörtüsü bir irtica sembolü olarak görüldü. İmam Hatipler ve özellikle de Üniversiteler de inançlı öğrenciler bireysel şiddete mâruz bırakıldı. Birçok inançlı insanın işine son verildi, iş yeri sahibi olan birçok muhafazakar kişiler ekonomik bir çöküş içerisine girdiler ve battılar.  Birçok aile psikolojik travma yaşadı. Aileler dağıldı, birçok ocak söndü. İnanan insanların emekleri çalındı, gelecekleri karartılmaya çalışıldı, “ikna odaları” kuruldu.

28 Şubat’ın izleri malesef hâlen daha silinmedi ve etkileri devam etmektedir. Yaşanan bu dönem Cumhuriyet tarihinin en büyük utançlarından birisi olarak tarihte yerini aldı.

Yukarıda saydıklarımızın dışında hiç şüphesiz bu dönemi hazırlayan, azmettiren, ötekileştiren  ve bundan bir menfaat elde eden şühesiz “FETÖ” ve mensuplarıdır. Fetö’nün 28 Şubat’ın en önemli aktörlerinden biri olduğu 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkan yeni bilgiler ve belgeler ile kesinlik kazanmıştır.

28 Şubat için “FETÖ Darbesi” tanımını yapsak kesinlikle yanlış olmayacaktır. Çünkü 28 Şubat sürecini hazırlayan ve bundan menfaat elde eden tamamı ile FETÖ ve onun kirli işbirlikçileridir.

FETÖ’nün 28 Şubat sürecinde elde ettiği en büyük menfaat hiç şüphesiz okullarının ve öğrencilerinin sayısının artmasıdır. 28 Şubat’ta eğitim hakkı devlet tarafından engellenen ve ötekileştirilen, birçok acı yaşayan ve mağdur olan muhafazakar aileler çocuklarını malesef dini hassasiyetler ile FETÖ okullarına vermek zorunda kaldılar. Hatta adeta buna mecbur bırakıldılar. Tabiri caiz isi FETÖ’nün kucağına itildiler.

İşte bahsettiğimiz bu husus, aslında 28 Şubat’ın ve yaşanan sürecin neden ve ne için hazırlandığını açık bir şekilde göstermektedir. Devlet okullarında eğitim hakkı alınan birçok mütedeyyin öğrenciler mâlesef bu hain örgütün okullarına gitmek mecburiyetinde kaldılar. İşte bu durum bizim, neslimizi, gençliğimizi ve evlatlarımızı FETÖ’nün ellerinde yitirmemize neden oldu. Birçok masum genç zihinler FETÖ’nün kirli fikirleri ile yıkandı.

Aslında 28 Şubat’ın en hazin ve acı tablosu işte bu örgütün kucağına itilen ve kaybolan nesillerdir. Bu durum aynı zamanda FETÖ’nün ne kadar tehlikeli ve derin bir yapı olduğunun da kanıtıdır.

28 Şubat’ın adı “Post Modern Darbe” değil; “28 Şubat Fetö Darbesidir”. FETÖ’nün tarihimizde milletimize ve değerlerimize karşı yaptığı hain girişimin adıdır 28 Şubat.

Allah milletimize bir daha asla 28 Şubat’lar ve 15 Temmuz’lar yaşatmasın.