TRT’de Kimlik Sorunu

TRT’de Kimlik Sorunu

1964 tarihinde ilk önce radyo olarak yayın hayatına başlayan TRT, 1968’de ise bünyesine Televizyon yayıncılığını da ekleyerek yayın yelpâzesini genişletmiştir. TRT kuruluşundan bugüne kadar birçok tarihi olaya tanıklık etmiş, bilhassa darbe konuşmaları TRT’den yapılmış, Türk iç ve dış siyasetini yönlendiren son gelişmeler buradan halka duyurulmuştur. Türk devletinin televizyonu olması dolayısı ile de bir çok zaman mevcut siyasetin propaganda aracı olarak kullanılmış, politikada meydana gelen çalkantılardan TRT de bir çok zaman etkilenmiştir.

TRT’nin kurulduğu tarihten itibaren değişen siyasal iktirdarlar süresince, TRT’nin de muhtevası ve yayın politikaları da değişmiştir. Bir çok noktada TRT propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Özellikle yapılan programlar, diziler ve yayınlanan filmler TRT’nin de bir ideoloji sahibi olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Fakat TRT’nin anlaşılamayan bir sistemi söz konusudur. Kozmopolit ve kendi ile çelişen yayın gündemi söz konusu olmaktadır. Dini programlara da yer verilir, zaman zaman Sayısal Loto çekilişleri de yapılır. Sadece bahsettiğimiz bu iki hususu bile bize TRT’nin bir kimlik sorunu yaşadığını göstermektedir.

Fakat yukarıda bahsettiğimiz bu bütün olumsuzluklara rağmen güzel şeylerde olmuyor değil. Meslea “TRT MÜZİK” kanalı türk musikisinin tanıtılması ve yeni nesillere aktarılmasında çok önemli bir rol oynuyor. Keza “TRT Belgesel” ise ülkemizi tanıtan belgesel yapımları ile bizi bize çok iyi bir şekilde tanıtıyor. Bunların dışında “TRT AVAZ” gibi, “TRT ARAPÇA” ve “TRT KÜRTÇE” gibi bizimle bir şekilde tarihi ve kültürel bağı ile birlikteliği olan bölge ve topluluklara da birinci elden bizim yani ülkemiz ile milletimizin manevi ve kültürel değerleri aktarılmaya çalışılıyor. Bir kamuoyu oluşturulup, Türkiye’nin iyi bir imaj oluşturulması amaçlanıyor. Dış siyasette başarılı ve güçlü bir ilişkiler arzulanıyor. Bunların hepsi TRT’nin son dönemlerde attığı en ciddi adımlar. Bunlar için özellikle TRT’nin takdir edilmesi gerekiyor.

Bunların da dışında TRT’de bozulan toplum yapımızın problemlerini gidermeye yönelik sevimli aile dizilerinin ve bizim tarihi değerlerimizi anlatmak ve yaşatmak adına yapılan tarihi dizilerin de çok başarılı olduğunu özellikle ifâde etmeliyiz. Özellikle tarih alanında yayınlanan diziler ile bizim en büyük sıkıntımız olan tarih bilmeme ve tarihini öğrenmeme gibi ciddi sorunlar bir nebze oluşturulan şuur ile ortadan kaldırılıyor.

Tüm bu yaşanan güzel ve iyi gelişmelere rağmen TRT’de birtakım kimlik sorunları mâlesef hâla devam etmektedir. Nitekim dini programlar yayınlatan TRT’nin aynı zamanda Loto programlarını da yayınlaması ciddi bir kimlik sorunu olduğunu aşikar kılmaktadır.

Ayrıca TRT’de Pazar sabahları geleneği adı altında yıllardır Amerikan Kovboy(western) filmlerinin de verilmesi ciddi bir kimlik ve karakter sorunun göstergesidir. Amerikan emperyalizminin en temel aracı olan “Hollywood yapımı” Western filmlerinin, sadece Pazar günleri bütün aile bir arada beraber olan Türk milletine pazarlanması toplumsal olarak ciddi problemlere yol açmaktadır. Sadece Pazar günleri bir araya gelebilme imkanı bulan ve aile bağlarını güçlendirecek faaliyetlerde bulunmak yerine kendilerine yâni algı ve zihinlerine pazarlanan Amerikan kültürünün etkisi altında kalmak Türk aile yapısında ciddi problemlere yol açacaktır.

Diğer özel televziyon kanallarını söz konusu dâhi etmiyorum. Fakat devletin resmi kurumu olan TRT’de bu tür yayınların yapılması mâlesef çok acıdır. İnsanları televiyonlardan uzaklaştırmak mâlesef mümkün olmuyor, televizyonun o büyüleyici atmosferi yediden yetmişe bütün bireyleri kuşatıyor. Ve televiyzon mâlesef günümüzde algı yönetimi, propaganda, manipülasyon vs. gibi nedenler ile bir silah olarak kullanılıyor. TRT’nin yapması gereken tek şey namlusu milletimize çevrilmiş olan bu silahın vereceği zararı azaltmaktır. Bunu azaltmanın ve bununla mücadele etmenin tek yolu milli tarih, kültür ve değerlerimizi sağlıklı bir şekilde aktaracak yayınlar yapmaktır.

Çekimleri yapılacak belgeseller ile milli değerlerimizin izleri sürülmeli, tarihi dizi ve programlar ile milli tarihimizin her dönemi aydınlatılmalı, destan ve hikâyelerimiz aktarılmalı ve yaşatılmalıdır. Ayrıca TRT kendi bünyesi içerisinde yayın faaliyetini sürdüren, toplum ahlak ve değerlerini bozan yayınları(Loto programları, Amerikan dizileri) kaldırmalıdır. Kumar meşrulaştırılmamalıdır.

Amerika kıtası tarihinde kızılderililere karşı “jenosid/soykırım” uygulanmış, katliamcı kovboyların sahte kahramanlıkları bizlere anlatılmamalı, nesillerimize, ihtiyacımız olan milli tarihimizin unutulmaya yüz tutumuş olan bir çok kahraman ismi ve olayları anlatılmalıdır.

TRT yayın ilkelerini tekrar gözden geçirmeli, toplum ve aile yapımız için zararlı yapımları kaldırmalı ve yasaklamalıdır. Milli değerlerimizi anlatacak ve aktaracak yapımlar üzerine yoğunlaşmalı. Toplumumuzun zaâfa uğrayan ve tahribat gören değerlerini araştırmalı ve bunları onaracak yapımları gündeme getirmelidir.